سُورَةُ المطففين

Sure Al-Mutaffifin

Mekki36 ayetCüz 30
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ ۝١

Waylul lil-mutaffifeen

Hilekârlara yazıklar olsun!

ٱلَّذِينَ إِذَا ٱكْتَالُوا۟ عَلَى ٱلنَّاسِ يَسْتَوْفُونَ ۝٢

Al-ladheena idhaktaaloo `alan-naasi yastawfoon

İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam,

وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ ۝٣

Wa'idhaa kaaloohum aw wazanoohum yukhsiroon

onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan.

أَلَا يَظُنُّ أُو۟لَٰٓئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ ۝٤

Alaa yazunnu ulaa'ika annahum mab`oothoon

Onlar düşünmezler mi ki, diriltilecekler!

لِيَوْمٍ عَظِيمٍ ۝٥

Liyawmin `azeem

Büyük bir günde (hesap vermek için) öyle bir gün ki,

يَوْمَ يَقُومُ ٱلنَّاسُ لِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ ۝٦

Yawma yaqoomun-naasu lirabbil-`aalameen

insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْفُجَّارِ لَفِى سِجِّينٍ ۝٧

Kallaa inna kitaabal-fujjaari lafee sijjeen

Doğrusu günahkârların yazısı, muhakkak Siccîn’de olmaktır.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا سِجِّينٌ ۝٨

Wamaa adraaka maa sijjeen

Siccîn nedir, bilir misin?

كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ ۝٩

Kitaabum marqoom

( o günahkarların yazısı ) Amellerin sayılıp yazıldığı bir kitaptır .

وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ ۝١٠

Wayluy yawma'idhil lil-mukadhdhibeen

O gün vay haline yalancıların!

ٱلَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ ٱلدِّينِ ۝١١

Al-ladheena yukadhdhiboona biyawmid-deen

Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.

وَمَا يُكَذِّبُ بِهِۦٓ إِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ أَثِيمٍ ۝١٢

Wamaa yukadhdhibu bihee illaa kullu mu`tadin atheem

Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.

إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِ ءَايَٰتُنَا قَالَ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ۝١٣

Idhaa tutlaa `alayhi aayaatunaa qaala asaateerul-awwaleen

Böyle birine âyetlerimiz okununca «Eskilerin masalları» derdi.

كَلَّا بَلْ رَانَ عَلَىٰ قُلُوبِهِم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ ۝١٤

Kallaa bal... raana `alaa quloobihim maa kaanoo yaksiboon

Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.

كَلَّآ إِنَّهُمْ عَن رَّبِّهِمْ يَوْمَئِذٍ لَّمَحْجُوبُونَ ۝١٥

Kallaa innahum `ar rabbihim yawma'idhil lamahjooboon

Hayır! Onlar şüphesiz o gün Rablerinden (O'nu görmekten) mahrum kalmışlardır.

ثُمَّ إِنَّهُمْ لَصَالُوا۟ ٱلْجَحِيمِ ۝١٦

Thumma innahum lasaalul-jaheem

Sonra onlar cehenneme girerler.

ثُمَّ يُقَالُ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ ۝١٧

Thumma yuqaalu haadhal-ladhee kuntum bihee tukadhdhiboon

Sonra onlara: «İşte yalanlamış olduğunuz (cehennem) budur» denilir.

كَلَّآ إِنَّ كِتَٰبَ ٱلْأَبْرَارِ لَفِى عِلِّيِّينَ ۝١٨

Kallaa inna kitaabal-abraari lafee `illiyyeen

Hayır! Andolsun iyilerin kitabı İlliyyûn'dadır.

وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا عِلِّيُّونَ ۝١٩

Wamaa adraaka maa `illiyyoon

İlliyyûn nedir, bilir misin?

كِتَٰبٌ مَّرْقُومٌ ۝٢٠

Kitaabum marqoom

(O İlliyyûn'daki kitap) İçinde ameller kaydedilmiş bir kitaptır.

يَشْهَدُهُ ٱلْمُقَرَّبُونَ ۝٢١

Yashhaduhul-muqarraboon

Kitabı, Allah’a yakın olanlar görür.

إِنَّ ٱلْأَبْرَارَ لَفِى نَعِيمٍ ۝٢٢

Innal-abraara lafee na`eem

İyiler kesinkes cennettedir.

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ۝٢٣

`Alal-araa'iki yanzuroon

Onlar orada koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.

تَعْرِفُ فِى وُجُوهِهِمْ نَضْرَةَ ٱلنَّعِيمِ ۝٢٤

Ta`rifu fee wujoohihim nadratan-na`eem

Onların yüzünde nimetlerin sevincini görürsün.

يُسْقَوْنَ مِن رَّحِيقٍ مَّخْتُومٍ ۝٢٥

Yusqawna mir raheeqim makhtoom

Kendilerine mühürlü hâlis bir içki sunulur.

خِتَٰمُهُۥ مِسْكٌ وَفِى ذَٰلِكَ فَلْيَتَنَافَسِ ٱلْمُتَنَٰفِسُونَ ۝٢٦

Khitaamuhoo misk, wafee dhaalika falyatanaafasil-mutanaafisoon

Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır. İşte yarışanlar ancak onda yarışsınlar.

وَمِزَاجُهُۥ مِن تَسْنِيمٍ ۝٢٧

Wamizaajuhoo min tasneem

Karışımı Tesnîm'dendir.

عَيْنًا يَشْرَبُ بِهَا ٱلْمُقَرَّبُونَ ۝٢٨

`Aynay yashrabu bihal-muqarraboon

(O Tesnîm Allah'a) Yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.

إِنَّ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ كَانُوا۟ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يَضْحَكُونَ ۝٢٩

Innal-ladheena ajramoo kaanoo minal-ladheena aamanoo yadhakoon

Şüphesiz günahkârlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.

وَإِذَا مَرُّوا۟ بِهِمْ يَتَغَامَزُونَ ۝٣٠

Wa'idhaa marroo bihim yataghaamazoon

Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.

وَإِذَا ٱنقَلَبُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمُ ٱنقَلَبُوا۟ فَكِهِينَ ۝٣١

Wa'idhanqalaboo ilaa ahlihimunqalaboo fakiheen

Ailelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) keyiflenerek dönerlerdi.

وَإِذَا رَأَوْهُمْ قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَضَآلُّونَ ۝٣٢

Wa'idhaa ra'awhum qaaloo inna haa'ulaa'i ladaal-loon

Müminleri gördüklerinde: «Şüphesiz bunlar sapıtmış» derlerdi.

وَمَآ أُرْسِلُوا۟ عَلَيْهِمْ حَٰفِظِينَ ۝٣٣

Wamaa ursiloo `alayhim haafizeen

Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.

فَٱلْيَوْمَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنَ ٱلْكُفَّارِ يَضْحَكُونَ ۝٣٤

Fal-yawmal-ladheena aamanoo minal-kuffaari yadhakoon

İşte o gün (ahirette) de iman edenler kâfirlere gülerler.

عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ يَنظُرُونَ ۝٣٥

`Alal-araa'iki yanzuroon

Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.

هَلْ ثُوِّبَ ٱلْكُفَّارُ مَا كَانُوا۟ يَفْعَلُونَ ۝٣٦

Hal thuwwibal-kuffaaru maa kaanoo yaf`aloon

Kâfirler, yaptıklarının cezasını buldular mı! (Elbette buldular.)

Dr. Ali Ozek and others · English

Downloads

Free, no sign-up. Save for offline use or share with family.

All formats →
Quran PDF & MP3 downloadsAll 114 surahs in PDF and MP3 by famous reciters